Tarih

Ayastefanos’taki Rus Abidesi ve Türk Sineması

Ayastefanos’taki Rus Abidesi ve Türk Sineması
Editör by bilgisepeti

Yerine Koyma Subay Fuat Bey tarafından 14 Kasım 1914’te çekildiği ileri sürülen; bir takım kaynaklarda ise çekilip çekilmediği bile münakaşacı 16 mm’lik bu kısa film; 1953’te Nurullah Tilgen tarafından Türk sinema tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı, yıkılışın konu edildiği bir yapımdır. Osmanlı Kuvvetleri namına Avusturya – Macaristan şirketi kadar 150 metrelik filme siyah-beyaz olarak çekilmiştir. 93 Harbinin anısına Ruslar kadar İstanbul Şenlikköy yakınlarında yapı edilen Ayastefanos – tarihi bir yapı olmasına karşın ne yazık ki yıkılır. Filmin kopyasının bulunamaması ve varlığına dair fiziki delillerin olmayışına ilk eleştiriler 1970 yılında Nijat Özön göre dile getirilir.

Sinemaseverler göre kayda geçen ilk Türk filminin İp Eğiren Kadınlar ya da Büyükanne Despina olduğu ileri sürülmekte. Tarihi bilgilerle devam edelim: Anıt, 1877 ve 78 aralarında Ruslar ile yapılan 93 Harbi’nin kazananı Rusya göre; ölen askerlerinin anısına ve zaferlerinin hatırasına dikilmiştir.

ayastefanos_rus_abidesinin_yikilmis_hali

Osmanlı kayıtlarında; Rus mezarlığı ve teferruatı, Rus kilisesi, Rus manastırı gibi adlarla küçümsenen, 18 Aralık 1898’da devlete ait açılışı yapılan bu yapıdan özellikle yıkılışının arkasında ne hikmetse “abide” olarak bahsedilmekte. Felaket nihai olarak 27. Süvari Sınıfı Alayı göre çan kulesi dinamitlenerek gerçekleştiriliyor. Abidenin kaidesi dahil tüm yapısıyla ortadan kaldırılması ise üç ay değin sürmüştür.

ayastefanos_rus_abidesi_patlama_aniTüm bu eleştirilere karşın sinema tarihçisi Rekin Teksoy, Sinema Tarihi adlı kaynak eserinde bu filmin muhafaza edildiği Merkez Ordu Sinema Dairesinde bulunduğu sırada birkaç kere komutanlara gösterildiği ama dairenin ve arşivinin 1941’de İstanbul’dan Ankara’ya taşınması sırasında diğer filmler arasında kaybolduğunu savunmaktadır.

Dönemin filmleri, ısıyla kolayca ateş alabilen; gümüş nitrat adlı bir malzemeden üretildiği için, Yıldız Saray’ında olduğu yıllarda yangınlardan gözetmek namına diğer çoğu filmle birlikte denize atılmış olabileceği, yurt dışına kaçırılmış olabileceği yahut 1959’da İstanbul Belediyesi Film Deposunda çıkan yangın sonrası üşengeçlikten veya cahillikten atılmış olabileceği makul öteki senaryolar.

Kaynak : www.bilgisepeti.org farkıyla sunulmuştur

Yorum Yap