Kimdir

Fevzi Bilmek Kimdir?

Fevzi Bilmek Kimdir?
Editör by bilgisepeti

fevzi çakmakIlk Ulusal Savunma Bakanımız ve Cumhuriyet döneminin ilk Genelkurmay Başkanı olan 12 Ocak 1876 İstanbul Beykoz doğumlu Mustafa Fevzi Kavramak, Türkiye Cumhuriyetinin ikinci ve son mareşalidir. Ilk ve orta öğrenimini Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladıktan daha sonra 25 Aralık 1898’de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle “Mekteb-i Erkân-ı Harbiye”yi bitirdi. Balkanlardaki çetelerle çaba sonrası kısa aralıklarla terfi ederek 1907’de miralaylığa (albay) yükseldi. 1910’da Arnavutluk’ta kurmay başkanlığı’na atandı, 1911’de ise Rumeli ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. 1913’te 5. Kolordu Komutanlığı’na atandı. Mart 1915’te rütbesi mirlivalığa (Tuğgeneral ile Tümgeneral rütbelerine eşit askeri rütbe) yükseltildi. I. Dünya Savaş’ında; Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde savaştı.

1918’de ferikliğe (Tümgeneral ile Korgeneral rütbeleri arasında bir askeri rütbe) yükseldi.

24 Aralık 1918’den 14 Mayıs 1919’a dek Ferik rütbesiyle Osmanlı Devletinin Erkan-ı Harbiye Reisliği (bugünkü Genelkurmay Başkanlığı) görevinde bulundu.

Anadolu’daki milli kurtuluş hareketine tabanca ve cephane gönderilmesini kolaylaştırıcı bir tutum izledi. İstanbul’un resmi olarak işgalinin (16 Mart 1920) gerisinde Anadolu’ya geçmeye karar veren Fevzi Paşa, 27 Nisan 1920’de Ankara’ya vardı. İstasyonda Mustafa Kemal Paşa göre törenle karşılandı. Birinci dönem TBMM’ye Kozan milletvekili olarak katıldı. 26 Mayıs 1920’de İstanbul Hükumeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi. Fevzi Bilmek’ın iki kardeşinden biri 1912’de Manastır’da, diğeri 1915’te Çanakkale’de şehit düşmüştür.

Fevzi Çakmak; Sakarya Savaşı esnasında TBMM Reisi ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa ile birlikte bizzat cephede harekatı yönetmiş, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla Büyük Taarruz’un askeri planlarını hazırlamıştır. Zaferle neticelenen Dumlupınar Meydan Muharebesinin (30 Ağustos 1922) peşinde 31 Ağustos’ta rütbesi Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’nın tavsiyesi üstüne TBMM tarafından Müşirliğe (Mareşal) terfi ettirildi. 30 Ekim 1924’e kadar TBMM’de İstanbul Milletvekilliği görevine devam etti. 31 Ekim 1924’te askerlik görevini, siyasete seçim ederek İstanbul Milletvekilliğinden istifa etti. Görevini 23 sene sürdürdükten sonradan 12 Ocak 1944’te 68 yaşında yaş haddinden bir rivayete kadar de Alman yanlısı olduğundan nedeniyle emekliye sevk edildi.

5 Ağustos 1946’da DP’den egemen milletvekili seçilen ve 22 sene sonradan meclise dönen Fevzi Anlayışlı Olmak Paşa, dönemin cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın; “eski yolsuzlukların yanlışların hesabını” iktidara gelirsek sormayacağız demeci sonrası partisinden istifa ederek Osman Bölükbaşı ile birlikte Irk Partisini kurar. 10 Nisan 1950 tarihinde vefat eden Fevzi Çakmak’ın cenazesi 12 Nisan 1950’de Eyüp Sultan Cami’nden kaldırılırken, cenaze namazında yüz binler katılır. Ailesinin isteğiyle Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na yok Eyüp Sultan Mezarlığında Minik Hüseyin Efendi dergahı türbesine defnedilir. Atatürk’ün Özel Kalem Müdürü Hasan Rıza Soyak’ın anlattığına göre Atatürk, kendisinin halefi olarak Fevzi Anlamak’ı görmekteydi. Atanın ölümünden sonradan tabi olarak laf hakkı olmayacağı için İsmet İnönü siyasi hamleler yaparak iktidarı ele geçirir. Fevzi Çakmak; Nişantaşı Sıhhat Yurdunda vefat döşeğindeyken kendisini ziyarete gelen İsmet İnönü’yü kabul etmemiştir. Sakarya Savaş’ındaki hatalarına karşısında meclis karşı İnönü’yü savunarak ulu divan ve idamdan kurtaran tekrar kendisidir.

1945 senesinde, Harbiyenin 100. kuruluş yıl dönümü törenlerine, bütün emekli subaylar çağrıldığı halde en yüksek rütbeli emekli olarak kendisi davet edilmez. Gönül kırıklıklarıyla hayata veda eder bu değerli paşa. Atatürk’ün bir vasiyetinde kendisinden sonradan Fevzi Bilmek’ın cumhurbaşkanı olmasını istediği istemiştir. Atatürk’e göre İsmet İnönü, riski sevmeyen, mücadeleden kaçan bir kişiliktir. İddialara tarafından Atatürk, ölürken Fevzi Paşanın cumhurbaşkanı olacağınına emindi fakat sonradan Celal Bayar’in İnönü’yü desteklemesiyle koşul değişir ve İnönü cumhurbaşkanı olur. Cenazenin devlet töreni ile kaldırılmaması emrini dahi kanımca İnönü verir.

O yıllarda ulusal havacılığa aleyhinde olan İnönü’nün bu konuda dahi ters düştüğü Fevzi Bilmek düşmanlığı paşanın ölümünden daha sonra da devam eder; bayrakları yarıya indirme, birkaç gün radyolardaki müzik yayınının durdurulması gibi uygulamalar o günlerde yapılmaz. Hatta bu sebeple İnönü karşısında protestolar dahi düzenlenmiştir. Vefat ettiği gün İstanbul Radyosunun müziği kesmemesi yüzünden 1950 yılında radyo evi önünde iki gün vakit ile büyük gösteriler yapılmıştır.

Kaynak : www.bilgisepeti.org farkıyla sunulmuştur

Yorum Yap