Eğitim Faydalı Bilgiler

Osmanlı’da Eğitim Sistemi Nasıldır?

Editör by bilgisepeti

Osmanlı’da eğitim sistemini “Tazminat öncesi ve sonrası” olarak iki kategori halinde inceleyebiliriz. Fakat burada bizim ihtiyacımız olan bilgi ve ilgimizi yöneltmemiz gereken yer, “Tazminat öncesi Osmanlı Eğitim Sistemi”dir. Çünkü, diğer eğitim kurumları Cumhuriyet dönemine daha yakın tarihlerde açılmış eğitim kurumları olup, günümüzün eğitim anlayışına ve daha da çok Batı eğitim modellerini taklit eden eğitim kurumlarından öteye gidememişlerdir.

osmanli-egitim-sistemi

  1. Tazminat Öncesi Eğitim Sistemi

Tazminat öncesi eğitim sistemlerini kendi içerisinde ikiye bölebiliriz. Bunlardan biri halka hitap eden eğitim kurumlarıyken, diğeriyse saraya ve orduya hitap eden eğitim kurumlarıdır. Halka hitap eden eğitim kurumları, daha çok dini öğretiler üzerinden şekillenirken; saraya ve orduya hitap eden eğitim kuruları, gayri-müslim çocukların devşirme yoluyla orduya ya da saray hizmetlerine kazandırılan öğretilerden oluşuyordu.

  1. Sıbyan Okulları ve Medreseler

Bu eğitim kurumları; mahalle, mescit veya mahalle arasında bazı hayırseverler tarafından yaptırılırdı. Osmanlı İmparatorluğu’nda vakıflara bağlı olarak ilköğretim düzeyinde eğitim veren kurumlara Sıbyan Okulu; orta ve yükseköğretim düzeyinde eğitim veren kurumlara da Medrese denir. Her iki eğitim kurumunun da temelini de dini eğitim oluşturmaktadır. Sıbyan okullarına kız öğrenciler de girebilirken; medreselere kız öğrenciler giremezdi. Bu eğitim kurumlarındaki hocaların alacağı maaş vakıf tarafından belirlenir ve eğitim masraflarının tamamı vakfın geliriyle karşılanırdı.

osmanli-kadin-egitimi

Sıbyan okullarında yalnızca dini eğitim verilirken; medreseler de dini eğitimin yanı sıra “ulum-u akliye” dersleri, yani pozitif bilimler dersleri de verilmekteydi. Medreselerdeki akli bilimler eski Yunan bilimlerinden, İslam bilginlerinin bu bilimlere yapmış olduğu ekleme bilgilerle beslenirdi.

  1. Saray Okulu, Acemi Ocakları ve Yeniçeri Ocağı

Osmanlı devlet örgütünün gelişmesini sağlayan eğitim kurumlarını oluştururlar. Osmanlı, Rumeli’de ilerlemeye başlayınca  ihtiyaç duyduğu asker potansiyelini, esir almış oldukları Hıristiyanlardan yararlanarak gerçekleştirdi. Bir ihtiyaç olarak başlayan bu eğitim anlayışı, zaman içerisinde Osmanlı Devleti’nin köklü bir eğitim kurumu haline gelmiştir. Devşirme yoluyla alınan yaşları 8 ile 20 arasında olan gençler, Türk ailelerinin yanlarına emanet edilerek, önce Türk gelenek ve göreneklerini öğrenir; ardından “Acemi Oğlanlar” okullarına alınır, oradaki çeşitli elemelerden sonra da, kimisi Osmanlı donanmasına katılırken, kimileri de Mekteb-i Enderun’a alınırdı. Mekteb-i Enderun’a alınan öğrenciler , devlette önemli kademelere gelebilirdi. Öyle ki, sadrazamlığa kadar önleri açıktı. Enderun mekteplerinde öğrencilere resim, müzik, matematik gibi ilmi dersler de alırlardı. Öğrencilere saraydaki hizmetleri dışında, sanat ve edebiyat gibi, dış dünyayla ilişkili bilgiler de verilirdi.

Yorum Yap